Av.Mustafa Akot
HUKUK DEVLETİNDE HUKUK SAVAŞI
Tarih : 2010.02.19  11:17:29

 

       Erzurum özel yetkili Cumhuriyet Savcıları tarafından Erzincan Cumhuriyet Başsavcısının konutunda ve makamında arama yapılması,ardından hakkında gözaltı işlemi uygulanarak gözaltın alınıp Erzurum’a götürülmesi ve sorgulanıp tutuklanması olayı,yargıda ve yargı camiasında deprem etkisi yaratarak bir anda gündeme bomba gibi düşmüştür.

       Türkiye anayasal bir hukuk devletidir ve kanunlarla idare edilmektedir.Bu kanunlara anayasal ve yasalar çerçevesinde görev yapan ve yetki kullanan yargı mensubu savcı ve hakimler de dahildir.Hakim ve savcılar kanunlar çerçevesinde yargısal görevlerini yapmalıdırlar.Hukuk  usul ve esastan oluşmaktadır.Hukukta usul kurallarına uyulmaması yada usul kurallarının eksik uygulanması tam ve gerçek sonuca götüremez.Bu nedenle de Erzincan Cumhuriyet Başsavcı hakkındaki soruşturmanın esasına girilmeden,yani ortada bir suç var mı?yok mu? İddia edilen suçun Başsavcı tarafından işlendiği yolunda deliller var mı? yok mu? usulden irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir ve doğrusu da budur.Aksi halde esastan yapılan her yorum ve değerlendirme yargıya ve yargılama faaliyetine müdahale sayılır.

            Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı,Erzurum Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki  savcı tarafından makamında ve konutunda arama yapıldıktan sonra gözaltına alınıp sorgulanmakla,kanunun açık ve amir hükmü açıkça ihlal edilmiş ve hukuka aykırılık ortaya çıkmıştır.Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı birinci sınıf bir savcıdır.2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunun 98 maddesine göre,birinci sınıf Hakim ve Savcılar ile ilgili soruşturma ve kovuşturmalar,Yargıtay üyeleri hakkındaki hükümlere tabidir.Dolayısıyla birinci sınıf savcı olan Erzincan Cumhuriyet Başsavcının soruşturmasını ve kovuşturmasını yapmaya yetkili yargı mercii Yüksek Mahkeme olan Yargıtay makamıdır.Yine aynı yasanın 88 maddesine göre de,Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçüstü halleri dışında suç işlediği iddia edilen hakim ve savcılar yakalanamaz,üzerleri ve konutları aranamaz ve sorguya çekilemezler.Bu duruma göre Erzurum özel yetkili savcısı açık bir yetki aşımı yapmıştır.Yani yetkisini aşarak yetkili olmadığı bir soruşturmayı ve işi yapmıştır.

              CMK’nun 250/3 maddesindeki istisna nedeniyle,Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yargılayacağı kişiler bakımından özel yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinin görev ve  yetkisi bulunmamaktadır.CMK.250,251 ve 252 maddeler birlikte ve bir bütün olarak uygulanır.

CMK.250/3 maddesine göre kovuşturma yetkisi bulunmadığı zaman soruşturma yetkisi de olamaz.Kovuşturma ve soruşturma bir bütün olarak birlikte uygulanır.Zaten savcılıklar yargılama yapacak mahkeme nezdinde kurulur ve görev yaparlar.Soruşturma Erzurum’da Kovuşturma Ankara’da Yargıtay’da olmaz.Bu durum kanuna aykırılık teşkil etmektedir.

             Erzincan Cumhuriyet Başsavcısının soruşturmasını ve kovuşturmasını yapmaya yetkili ve görevli yargı mercii birinci sınıf savcı olması nedeniyle ilgili kanunlar gereği YARGITAY dır.Erzurum özel yetkili savcısı ilgili kanunların açık ve amir hükümleri karşısında yetkisini açıkça aşmıştır.Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı hakkında yapılan bütün işlemler hukuka aykırıdır.Bu konuda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yetki aşımı konusunda tespiti doğru ve yerindedir.

             Bu olayda hukuk devleti ve yargı derin bir yara almıştır.Yargı kurumları arısında çatışma ve sürtüşme yaşanmıştır.Üst yargı kurumları duruma dahil olmuşlardır.Daha da önemlisi yürütme ve yargı arasında bir çatışma ve kutuplaşma havası estirilmektedir.Bu konuda bütün kurumlar azami dikkat göstermelidir.Yargı hassas bir konudur ve yargı kurumu yıpratılmamalıdır.Yargı hukuk devletinin olmazsa,olmazıdır.Bu olayın münferit hukuki bir hata olduğunu kabul ederek düzeltilmesi yoluna gidilmelidir.Yürütme ve yargı erkleri anayasal tanımları ve sınırları çerçevesinde işlerini ve ilişkilerini yürütmelidirler.Yürütme ve yargı hiçbir zaman sürtüşme ve çatışma durumuna gelmemelidir.Bu durum bir hukuk devleti olan ülkemizde vatandaşın özelikle yargıya güveninde ve bakışında tereddüt,şüphe ve güvensizliğe yol açabilmektedir.Yargı birimleri yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken,kanunla kendilerine verilen sınırlar içerisinde hareket etmelidirler.Biri birleri ile çatışma ve sürtüşme içerisine hiçbir zaman girmemelidirler.Vatandaş gözünde yargının yıpranmasına mahal vermemeli ve müsaade etmemelidirler.     

                        

                                                                                                      AV.MUSTAFA AKOT  



Windows 7: Gündelik işlerinizi basitleştirin. Size en uygun bilgisayarı bulun.

__________ NOD32 4871 (20100216) Bilgi __________

Bu mesaj NOD32 Antivirüs Sistemi tarafından kontrol edilmiştir.
http://www.nod32.com.tr
4322 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları
Aktif Ziyaretçi: 4 Bugün Gelen: 194 Dün Gelen: 189 Toplam Ziyaretçi: 588476