Aşık Şenlik Hayatı -Türkçe
Tarih : 2009.05.19  00:00:00
Asıl adı Hasan'dır. 1850'de Türkiye-Ardahan/Çıldır ilçesinin Suhara (Yakınsu) Kasabasında doğmuştur.

Aşık Şenlik hayatı

 

     Asıl adı Hasan’dır. 1850'de Türkiye-Ardahan/Çıldır ilçesinin Suhara (Yakınsu) Kasabasında doğmuştur. Aşık Şenlik Terekeme (Karapapak) boyundandır. Annesinin adı Zeliha, babasının adı Molla Kadir’dir Karapapak ağzını en yetkin biçimde kullanan bir ozandır.

 

Adının Şenlik olarak anılmasının sebebi aşağıdaki hikâyeye bağlanmaktadır.

Köy hayatının günlük işleri arasında çobanlık ta yapan Şenlik, 14-15 yaşlarında iken ördek avına gittiği günlerden birinde ikindi vakti daldığı derin uykudan evine dönmemiş ve tüm ev halkı tedirgin olmuştur.

Ancak ertesi gün yattığı yerde babası bulmuş ve tedirginlikle “Oğlum hasana sana ne oldu?” diye sormuştur.

Küçük hasan Uyanır uyanmaz ağzından bir dörtlük dökülmüştür ve  bu şiirlerle bade* içerek “Hak Aşığı” olduğunu ifade etmiştir. “Şenlik” Mahlasını (Aşıkların Lakabı) da şiirlerinde kullanmıştır. 

 

*Aşıklar Hak aşıkları ve diğerleri olarak ikiye ayrılır. Hak aşıkları bilgisi, öngörüsü, ve dini inançlarıyla diğerlerinden ayrılırlar.

 

Herhangi bir örgün eğitim kurumuna (medrese) devam etmediği halde yaşadığı dönemin yaygın eğitim imkânlarından yararlanarak kendisini yetiştirmiş olan Şenlik Baba eserlerinde yansıttığı engin kültürü informal olarak kazanmıştır. Eserlerinden anlaşılacağı gibi Aşık Şenliğin yaşadığı çevrede Kafkaslardan gelerek Anadolu’da etkili olan çok zengin bir Halk Kültürü kuşaktan kuşağa aktarılarak yaşamaktaydı. Şenlik âşık meclislerinde dinlediği bölge aşıklarından, köydeki odalarda yapılan sohbetlerden ve okunan cenk kitaplarından, camide yapılan dini eğitimden üstün zekası sayesinde çok iyi faydalanmıştır. Dini, tarihi ve edebi bilgisini dehasıyla yoğurarak eserlerine yansıtmıştır.

 

 

19 yaşında iken Ahılkelek'in Lebis köyünden Aşık Nuri'den saz çalmayı öğrenmiştir.

Kars, Ahıska, Borçalı, Tiflis, Gürü ve Revan'ı , dolaşmış, çağının birçok aşığıyla karşılaşmalar yapmıştır. 

 

         Din konusunda halka özgü olağanüstü bilgileri bile kapsayan duyuşlarla dolu fakat asla ısrarlı değildir. Kendisi Şii olmamasına rağmen bölge üzerinde oluşan Şii mezhebinin etkisiyle bir toleransı da vardır.

Şenlik vefadan yakınır. Toplumdan şikâyetçi değildir. Toplum içerisinde bir insan düşmüşse bu toplumun değil kişinin suçudur. Kişi,  Sakınarak gezmeli ve konuşmalıdır.

 

 

Düğünlerde, toplantılarda çalıp söyleyen Şenlik bölgenin en sevilen ve aranan aşıklarından biri olmuştur. Atışmalarıyla, tamamen irticalen söylediği hikaye ve şiirleriyle yeteneğini ve gücünü ortaya koymuştur. Şenlik Baba namıyla ün salan aşık günümüze kadar çok sayıda aşık üzerinde etkili olmuştur.

 

 

Kars'ın Ermenilerle işgal dolu olduğu günlerde, Çıldır'dan Kars'a giden  Aşık Şenlik, durumun kötü olmasından, geri döner. Dönerken yolda arkasında süvarileriyle, bir Rus Generali rastlar. Kendisinden vaziyet hakkında ve Rus Çarlığını mı, yoksa Osmanlıların yanında mı yer alacağını soran Rus generaline şu yanıtı verir:

 

     Bunu dinleyen Çarlık Rusyası nın generali bu büyük ozanımızı kutlayarak 'Eğer Çarlık Rusyasını istiyorum deseydin, hemen boynunu vurduracaktım. Tam dinine sadıkmışsın.' diyerek, bir miktar da mükafat verir. Zamanın tanınmış bir çok aşıklarıyla karşılaşmalarda bulunan Şenlik, istilacılarla mücadele veren en güçlü aşık olarak bilinir. 

 

 

1877-1878 Osmanlı-Rus savaşının olduğu dönemde Şenlik kahramanlık destanlarıyla, koçaklamalarıyla yöredeki milis kuvvetlerin direnç kaynağı olmuştur. Hatta aşağıdaki 93 koçaklaması şiiri bölgede İstiklal marşı olarak kullanılmıştır.

 

 

Yeni nesillerin milli kültür değerlerimize karşı azalan ilgilerinin yeniden arttırılmasında davranış bilimleri açısından yapılacak değerlendirmelerin etkili olacağına inanıyoruz.

 

 

Aşık Şenlik hikayeleri, şiirleri ve davranışlarıyla Kafkas Türk Halk Kültürünü yaşatma konusundaki katkılarıyla ve örnek kişiliği ile yüzyıllar boyunca yaşayacaktır

 

1913 yılında, bir düğünde Aşık Şenlik'e kin besleyen bazı aşıklar Şenlik'e bir tuzak kurarak, yemeğine zehir katarlar. Hastalanan Aşık Şenlik, trenle Arpaçay'a kadar gelir, Dilaver köyünde iyice hastalanır ve ölür. Cenazesi Akbaba'nın Hozu köyüne ve oradan Çıldır'ın Suhara köyüne getirilir. Mezarı buradadır.

 

saygılar sunuyorum. Alpaslan Pehlivan

2859 kez okundu
gamze ağbulak / Tarih : 2009.08.21  10:35:47
ben aşık şenlik kasabasında oturuyorum ve bu kadar güzel öz geçmişi olan bir insanın adını aldıgı bır kasabada oturmak benim için bir gururdur
Diğer Aşık Şenlik Haberleri
Aktif Ziyaretçi: 2 Bugün Gelen: 75 Dün Gelen: 195 Toplam Ziyaretçi: 603680